Türkiye'de "Devrim" Bir Ütopya Mı?
Türkiye'de bir değil, iki kuşak; cezaevlerinin örümcek bağlayan koğuşlarında, yer altı kamplarında, işkence masalarında sırf düşüncelerinden dolayı ya şamını kaybetti. 1968 ve 1980 kuşağı. Aslında yitirilen bir ülkenin gençliği değil aynı zamanda geleceğiydi. Bunu bugün fark etmemiz bize ders olmalı. Ders çıkarmak yapılacak aynı tür hataları önleme de yararlı olabilir. Fakat bugünde bu ütopyayı gerçekleştirecek -bayrağı devralacak bir kitle şuanda ortada yok. Olanlarda yeteri kadar sesini duyaramadığından akabinde bir gençlik hareketi ortaya çıkmıyor. Üretmek temel esastır yaşamda. Düşünce üretecek, sorgulayacak
bir gençliğe sahip değiliz. Azınlıkta bu kitle artık. Ve malum soru da vitrinler de yerini almış durumda. Türkiye'de "Devrim Yapmak" Bir Ütopya Mı?. Kişisel görüşüm; milyonlarca insanların hergün aç yatağa girdiği bir ülke de, devrim bir ütopyadan daha fazlasıdır. Böyle de olmak zorundadır. Eğer bir gerçeğe kendiniz inanmıyor, onun gereğini yerine getirmiyorsanız. Karşınızdaki de size inanmaz. Hala devrim bir ütopyaysa bu topraklarda, birazda suçu kendimizde aramamız gerekli...
Fotoğraf Kaynağı: Thomas More'ın meşhur Ütopya isimli kitabının kapak resminden alınmıştır.







