Nazım Hikmet Memleket, Memleket Nazım Hikmet
Saygı ve Özlemle!
Nazım Hikmet'ı birileri hatırladı. Tam da yerel seçimler öncesi ve 1951 yılında çıkarıldığı vatandaşlıktan, "ceza yasasının" hükümsüzlüğü bahane gösterilerek tekrar "vatandaşlık hakkı" geri verildi. >Biraz geç olmadı hocam. Bu senin yaptığın hakkı "hakkı" olana vermek midir? şimdi. Moskova'da bir çınaraltında değerli şairimiz kendine yer bulmadan bu yapılamaz mıydı? Yabancı yazar ve şairler Pulitzer, Nobel ödülleriyle evine dönerken; bizim topraklarda [1951-2008]=tam 57 yıl sonra bir hata yeni fark ediliyor. Türk Milletinin Nazım Hikmet'i vatandaşlıktan çıkardığına inanmıyorum ben. Ama birileri formaliteden de olsa Türk Vatandaşlığından çıkardığı Nazım Hikmeti'i yasalar bağlamında -vatandaşlığa geri alıyor. Bu hassas durum bir yandan da siyasi ranta çevrilmeye çalışılıyor. Ben bu noktada siyasi çevrelerin samimiyetine güvenmiyorum. Hele ki: ömrünün büyük kısmı [12 yıl 7 ayı] hapislerde geçen şairimiz acaba şimdi yaşasa bu duruma ne derdi? Kabullenir miydi? Vatandaşlık hakkının 50 yıl sonra kendisine "vatandaşlık" konusunda itibarının kendisine iade edilmesine. Orası pek bilinmez ama şu kesin ki: Kendisiyle halk arasında her zaman kuvvetli bir bağ vardı. Birileri onu vatandaşlıktan çıkarıp -Vatan Hainliğiyle- bile suçlarkan bu bağ kopmadı. Bu bağı şimdi kopmuş gibi gösterip kendi çeşmesine su taşımak isteyenler oy avcılığı peşinde. Bu durumdan kendi çıkarları için fayda beklenmesi ikiyüzlülüktür. Başka adı yoktur bu durumun. O arkadaşlara "Nazım Hikmet Memleket, Memleket Nazım Hikmet" türküsünü dinlemelerini tavsiye ediyorum. Edip AKBAYRAM ya da Leman SAM hiç fark etmez. İkisi de aynı türküyü söylüyor. Yeter ki: kulaklar dinlemek istesin!...








