Korku Duvarını Aşmak
Gazetelere ek olarak birde magazin haberleri ağırlıkta ek gazete çıkartılır. Amaç daha çok satsın. Okuyucu sayısıyla beraber tirajları yükselsin diye. [Birazda reklamlarda bu bölümde yer alsın mantığı vardır.] Şuanda bu benzetmeye bağlı olarak dünya da iki tip insan var diye düşünüyorum. Biri asıl gazeteyi okuyup, bu vahşetten gerçekten acı duyanlar. Diğerleri ise: ana gazeteye bakıp, magazin bölümünü seçenler. İki tip insan. İki farklı yaklaşım demek. Bu da: savaş ve barışın iki farklı kavram olduğunu, iki tarafın olduğunu gösteriyor bizlere. Bir tarafta hayatın magazin bölümünü yaşayıp, petrolcüleri tutanlar! Ben onlara küçük burjuva takımı diyorum. Diğer tarafta bütün işi yapıp, bombaların altında can çekişip ölenlere. Onlara da halk diyoruz. Hani bir parçası olduğumuz: HALK!
İşte Filistin halkının hali. Bir zamanlar onlarda bizler gibiydi. Çocukları okullara gidiyor. Akşamları televizyon izliyorlardı. Sonra çıkarcı İsrail ve arkasındaki gölge güçler Gazze'yi vurmaya başladı. Tabii öncesinde psikolojik baskılarla korku duvarı örüldü. Elektrikleri kesildi. Doğalgaz verilmedi v.s. Aslında bir korku duvarı bütün dünyanın önünde Filistin halkına karşı örüldü. Görünmeyen soyut bir duvar bu. İşte o duvarı eğer aşabilirse Filistin halkı için herşey savaşın içerisindeki 'o' olağan sürecine girecek. Özgürlük kavgası verilmeye başlanacak. Güçler her ne kadar birbirine denk olmasa da; bir savaş olacak. Bir taraf hakkı olmayan topraklar için dövüşecek. Diğer tarafsa 'öldürülen çocuklarının' geleceği için. İşte o zaman korku duvarı aşılacak!...







