Emin Çölaşan: 'Benim Bu Ülkede Açlarım Var!'
Gazeteci kimdir? Görevleri nelerdir? Gazeteci deyince kimleri örnek gösterebilirsin diye sorulsa, sorduğum sorulara mesleğim olmaması nedeniyle yapacağım kişisel tanımdan; Türkiye'de Gazetecilik' isimli yazımda bahsetmiştim. Kişisel yorumun ardından iki isim gelir aklıma. İlki 23 Ocak'ta andığımız rahmetli Uğur Mumcu. Sonra 'Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi' adlı kitabını yazarak medyadaki iki yüzlülüğü ortaya koyan Emin Çölaşan.Anlatmak istediklerim başka. O yüzden konuya giriyorum direkt.Geçenlerde Emin Çölaşan Ergenekon kapsamında Kanaltürk satışından sonra diş gösterilen Art Tv'de, Ankara rüzgarı programında; Mustafa Balbay ile söyleşisinde önemli bir konuya parmak bastı. Dedi ki: 'Benim bu ülkede açlarım var! Onları doyurmadan kimseye yardım edemem.' Şimdi cereyan eden olaylara duygusal yaklaşırsak, Türkiye'de birçok şeyin yanlış anlaşıldığı gibi bu iki cümleyi de yanlış kavrar ve anlarız. Bence süregiden yardım kampanya furyasına bir Veryansın'dan fazlasını etti Emin Çölaşan. Savaş ve krizden önce neden? halk için böyle sosyal yardım şeklinde kampanyalar düzenlenmedi demek istediği kısaca. Tunceli'de seçim yatırımı için yapılan Buzdolabı, çamaşır makinasını kastetmiyorum burada. Direkt nakit paradan söz ediyorum. Hani birilerinin cebine, İsviçre bankalarındaki kasalara yolsuzluklarla- hortumlarla giden sıcak parayı kast ediyorum. Halk seçim geldiğinde türlü oyunlarla uyutulmaya çalışıyor. Gerçek saklanıyor. Yalan pazarlanıyor memlekette. Emin Çölaşan gibi gazetecilerin cümleleri ayakta uyuyanları uyandırmak için altın değerinde. Ha! birilerinin işine gitmez. Görmez. Yazmaz konuşmaz. Fakat gerçek evrenseldir. Kulağın duymadığını, göz görür. Görünen de bir ülke de yardım kampanyaları düzenlerken; kendi halkının belli bir kesiminin aç olduğunu yıllardır görememesi. Ayıp diye birşey varsa. En büyük ayıp bizde başka yerde ayıp aramayın! Ayıbımız önümüzde duruyor. Bir kampanya da onun için yapalım. Nasılsa önümüzde 29 Mart seçimler var. Karşılığını fazlasıyla alırsınız.
Organizasyonu kimler mi? yapacak diye soran varsa: Cevap peşin. Herzaman masayı yanyana kurup arada formaliteden kavga eden Erdoğan- Doğan ikilisi bu işi de talip olur. Seçim yatırımında seçmeni seçim yatırımı olarak göreceğinen ilk etapta, seçmen kitlesini etkilenecetir bu aşamada. Siz bu işi bir düşünün? Yardımlardan sonra; Gazze mi? Türkiye mi? yoksa Doğan'lar [Doğan, Erdoğan] mı kazanacak bu ihalelerin sonunda...







