Takva'nın Anlattıkları ve Uğur Mumcu'nun Sözleri...
Rahmetli Uğur Mumcu kitaplarında (Rabıta bunlardan biri) -halka yaptığı konferanslarında ve 5000 küsur yazısında din-devlet ilişkisini uzun uzun anlattı. Kutsal sayılan değerlerimiz üzerinden nasıl? rant sağlandığı televizyon programlarında -yazı dizilerinde televizyon ve gazetelerde anlatıldı. Çizildi. Ve Uğur Mumcu zamanında mevcut düzen içerisinde koşullara bağlı olarak konuştu. Birileri rahatsız oldu. O anlattı. Yine birileri rahatsız oldu. İş kitaplarını toplatmaya bile vardı bu işin sonu. Zamanın hükümetleri bile arada hakkına düşeni aldı kendi payına... Sonunda ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Büyük gazeteci 24 Ocak 1993'te bir hayin saldırı sonucu aramızdan ayrıldı. Geride sayısız yazı bırakta bize miras olarak... Doğruları söylemek birilerinin tekerine çomak sokmaksa; şuan adım gibi eminim ki: Uğur Mumcu birilerinin tekerine fena çomak soktu. Din egemen toplumlarda politakayı belirleyen bu olguya bağlı olarak şekilleniyor. Toplumda bazı örgütler yabancı güç odaklarınca finanse ediliyor. Müritler bu örgütlere üye oluyor. İş yerleri, fabrikaları olanlar devlete vermedikleri vergileri buraya aktarıyor. Böylece derin devletin şeriat duvarı yükseliyor. Bu gerçeği ayen beyan anlatan bir filmimiz bile var. Övünerek söylemiyorum ama halkımıza gerçeği göstermek için bir yazıdan fazlası gerekiyor çoğu zaman. İspat kanıtlamaya yükümlü olanların işidir. Takva filmi yıllar sonra bir tepki ortaya koyabiliyorsa: usta kaleminde bunda emeği vardır diye düşünüyorum. Takva da buarada üstüne düşen ispatı kanıtlama yükünü gereğince eyrine getirdi. Aldığı ulusal ve uluslararası ödüllerle bir dönemde olsa milletimizi o noktaya bakmaya mecbur bıraktı. Görmek isteyenler gördü. Görmek istemeyenler görmedi. Çünkü: bizim topraklarda bazı gerçeklerin değişmesi hayli zaman alır. İnsanlar ölür. Kan akar. Eğitimsiz bırakılır insanlar. Halk eğitimsizliğe itilir. Okumayan insan kolay kanalize edilir. Düzen böyle işler gider birilerinin tekelinde. Türkiye'de herşey birilerinin istediği gibi gidiyorsa: bunda Amerika'daki abilerin, Avrupa'daki amcaların desteği yadsınamaz. Bu dediklerim belki bakkal Hüseyin amca anlamaz. Belki komşumuz Fatma teyzemiz kavrayamaz. Yalnız bu işleri çeviren yeşil kuşakçılar vicdanı ile cüzdanı arasında sıkışan kafalarıyla gayet iyi anlar. Vahdettin'e kalmayan Osmanlı, Glodyoculara da kalmaz!...







